DİL GELİŞİMİ

Dil, fikirlerimizi paylaşmak için kullandığımız bir sistemdir. Bizler dünyada varlığımızı gösterebilmek, kendimizi ifade edebilmek ve çevremizle bağ kurabilmek için dile ihtiyaç duyarız. Ünlü dilbilimci Chomsky “Dil yetisi insanlara özgü bir yetidir.” der. Çünkü canlılar farklı yollarla iletişim kurabilir. İnsan olmak da iletişim için hem işaretlerden hem de anlamlardan oluşan bir sistemi yani dili kullanmayı beraberinde getirir.

Dilin yaşayan bir canlı olduğunu biliyor muydunuz?

Her dil, onu kullanan toplum ile beraber doğar, gelişir, değişir hatta yok olup ölebilir. Kendi dilinize zamanla eklenen veya unutulmaya yüz tutmuş kelimeleri fark edebilirsiniz. Bazen her ne kadar özellikle medya aracılığıyla dilimizde kullanılan kelimelerin değiştiğini görüp “Ah şu gençler, dilimizin özünü kullanmıyorlar” gibi sitem etsek de bu oldukça doğal bir durumdur.

Peki dil gerçekten nedir?

Dil dediğimizde akla ilk “konuşmak” gelir. Aslında konuşma sadece bir araçtır. Pekâlâ insanlar konuşmadan da anlaşabilir. Jestler, mimikler, işaret dili ya da yazı dili gibi farklı örnekler verilebilir. Buradan yapılacak ilk çıkarım, dilin “ifade edici” bir boyutunun olduğudur. Sadece ifade etmek yetmez; ayrıca anlamak gerekir. Kendi ifadelerimizi ve çevremizdeki bireylerin ifadelerini anlayalım ki iletişim tamamlanabilsin. Başka bir deyişle dilin diğer boyutu da “alıcı” olmasıdır. Bireyin herhangi bir dil sisteminde gelişim sağlayabilmesi için hem alıcı dilde hem de ifade edici dilde yetkin olması beklenir.

Dil gelişiminin sağlanması o kadar kolay mı?

Dil gelişimi bebeklikten itibaren başlar. Tüm çocuklar tipik olarak dil gelişiminde benzer aşamalardan geçer. Bu konuda bazı araştırmacılar bebeklerin doğuştan dil sistemine hazır olduğunu öne sürerken bazıları da bebeklerin sonradan bu sistemi kavradığını düşünürler. Bu kuramlar bize dilin edinimi hakkında farklı bilgiler verse de çocuklardan beklenen dil gelişimi aynıdır.

Haydi, beraber tipik dil gelişimine bakalım!

Buradan itibaren kullanılan bilgiler ASHA (Amerikan Dil- Konuşma- İşitime Derneği ) tarafından 2023 yılında tazecik yayınlanan çalışmalardan kaynak alınmıştır. Meraklısına duyurulur.

Öncelikle dili bir yapboz gibi ele alırsak belirli parçaları oluşur. Bu parçalar ise şu şekildedir: Kelimelerin ne anlama geldiği (semantik), eklerin veya dilbilgisel yapıların nasıl kullanıldığı (morfoloji), cümlelerin nasıl kurallı oluştuğu (sentaks), seslerin nasıl anlam ayırt ettiği (fonoloji) ve son olarak farklı bağlamlarda dilin nasıl kullanıldığıdır (pragmatik). İşte bu parçalar birleştiğinde tam anlamıyla dilden bahsedilebilir. Çocuklarda dil gelişimi için yavaş yavaş açan bir çiçek gibi zamana ihtiyacımız vardır. Çocukların dili çiçeklenene kadar neler yaşadıklarını dönemsel olarak inceleyelim:

Doğumdan 1 yaşına kadar: İlk 3 aylık süreçte sizinle beraber sesli uyarılar vermeye başlar. Hatta mutlu/ üzgün olduğunda sesinin değiştiğini fark edersiniz. Ayrıca bebek, siz konuşurken susar veya gülümseyebilir. Devamında 6 aya kadar kıkırdamalar başlar. Yüz ifadelerine yanıt verir. İlgilendiği nesneleri gözleriyle takip eder. 6 – 9 ay arasında “bababa, mamama” gibi babıldamaları olur. Ayrıca ismini söylediğinizde bakar. 12 aya yaklaştığında artık işaret eder, nesneleri gösterir, uzanıp onları verebilir. Hatta sizin yaptığınız sesleri kopyalamaya çalışır. Artık ilk kelimelerini üretmeye başlamıştır.

13- 18 ay arasında:  Bu dönemde bebek, istekte bulunmak veya bilgi almak amacıyla işaret etmeye başlar. “Topu ver.” gibi basit talimatları takip edebilir. Evet- hayır amacıyla başını sallar. Alkışlamak, çak yapmak gibi jestleri kullanır. Kelimeleri ise tam olarak anlaşılır olmasa da birazcık daha uzamıştır.

19- 24 ay arasında: Bebek 2 yaşına gelirken iki kelimeyi yan yana getirmeye başlar. Rutin olarak sık duyduğu kelimelerden oluşan yaklaşık 50 kelime kullanır. Bu dönemde ben- sen gibi zamirlerin olmasının yanında iyelik ekleri de görülebilir.

2- 3 yaş arasında: Farklı cümleleri tekrarlayabilir ve kendisi çeşitli cümleler kurabilir. “Bana bak.” gibi ifadelerle sizin dikkatinizi çekmeye çalışır. Sorulduğunda kendi ismini söyleyebilir. Basitçe çoğul ekleri, zaman ekleri gibi ekleri kullanmaya başlayabilir. Neden, nasıl sorularını anlayıp soru sormak için kullanabilir.

3- 4 yaş arasında: Bu dönemlerde daha önce duyduğu/ gördüğü basit hikâyeleri anlatır. Kitap okuyormuş gibi yapar. Bir kelimedeki heceleri söylemeye başlayabilir. 4 yaşına gelince söylediklerinin çoğunu yabancı insanlar da anlar.

4- 5 yaş arasında: Dilbilgisel olarak doğru cümleler üretir. Artık cümleler daha uzun ve karmaşıktır. Bağlaçları kullanarak olaylar anlatabilir. Dün- bugün- yarın gibi zaman kelimelerini çeşitlendirir. Bir kitabın önünü, arkasını tanır. Hatta okuyormuş gibi ya da yazıyormuş gibi sevimli taklitler yapar.

Unutmayalım ki;

Evet, bütün çocuklar dil edinimi için aynı gelişim aşamalarından geçer; ama bir çocuğun her aşamaya ne zaman ulaşacağını bilmek zordur. Çünkü her çocuk aynı aile içinde bile olsa benzersiz gelişir. Bazı dönüm noktalarını diğer çocuklardan daha erken veya geç karşılayabilir.

Son sözüm sevgili ebeveynlere, eğer ki çocuğunuzun dil gelişiminde tipik dışı veya geç çiçeklenmeler olduğunu hissederseniz hemen bir dil ve konuşma terapistine danışabilirsiniz. Sevgilerimle..       

UZM DKT NURAY DİDİN